18 Aralık 2015 Cuma
3 Aralık 2015 Perşembe
3 MAYMUN
3 MAYMUN
(Bu hikaye gerçek veya efsane değildir sadece eğlence ve paylaşım yapma amacıyla yazılmıştır (: )
Bir zamanlar yem yeşil bol ağaçlı bir ormanda 2 tane maymun varmış. Bu maymunların 3 tane de yavrusu varmış. Bu yavruların hepsi erkek imiş. Bir tanesinin adı Mike diğerinin adı ise Ted ve 3. maymunun adı ise Bob imiş. Bu maymunlar çok şımarık imişler. Sürekli izinsiz ormana gidip duruyorlarmış. Bir defasında neredeyse bir çakala yem oluyorlarmış. Ama yinede akıllanmamışlar. Sürekli ormana gidip duruyorlarmış aslında bu onların gelecekte karşılaşacakları şeyleri erkenden öğrenmesini sağlıyormuş ama bunun yanında da ölme riski de varmış. sonunda 3 kardeş büyümüşler. ama bir sorunları varmış. Diğer maymunlar gibi değillermiş. Bu maymunlar kendi sürülerinde yaşamak istemiyorlarmış. Onlar ormanda yanlız yaşayan maymunları toplayıp yeni bir sürü kurmak istiyorlarmış ve bu kararlarında da çok ciddilermiş. Kısa bir süre sonra bu kararlarını uygulamaya karar vermişler. 3 kardeş ormana gitmişler.
Mike: Oh sonunda kendi sürümüzü kura bileceğiz.
Bob: evet kardeşim sonunda.
Ted: ama keşke biraz daha hangi hayvanların bize düşman olup olmadıklarını yada hangi bitkileri yiyebildiğimizi öğrendikten sonra gelseydik.
Mike: Offf! Ted ne var yani dişleri sivri olanlar ve pençesi olan hayvanlar bize düşman işte ve bu arada biz her şeyi yiyiyoruz.
Bob: Ben Mike'a katılıyorum.
Mike: Hadi ozaman kardeşlerim biraz maymun bulalım.
Ted: Bence biz yanlış yapıyoruz geri dönmeliyiz.
Mike: Sen geri döne bilirsin o zaman ana kuzusu Ted.
Bob: Bence de Ted eğer böyle düşünüyor isen annemin yanına gider bizim fırçamızı da yersin.
Ted: Tamam. Sizinle geliyorum.
Mike: Bizimle geleceğini biliyordum.
Ted: Yeter artık Mike.
Yaklaşık 2 saat maymun aramışlar 1 tane maymun bulmuşlar onun adı da Tom imiş.
Tom: Beni yanınıza aldığınız için teşekkür ederim. Yanlız bir maymunun yaşaması zor oluyor.
Mike: Önemli değil Tom biz sen gibi maymunlardan bir sürü yapmayı düşünüyoruz sende bize yardım edersin artık. tek acıkan ben miyim?
Ted: Hayır bende acıktım.
Bob: Bende.
Tom: Ben açlıktan ölüyorum. 1 gündür bir şey yemedim.
Mike: Şu karşıdaki renkli şeyleri yiyelim.
Tom: Zehirli olmadığından emin misiniz.
Mike: Ben eminim.
Bob: Bende eminim.
Ted: Ben emin değilim bu sebepten dolayı o şeyleri yemiycem.
Tom: Bende yememezdim ama çok açım galiba yiyicem.
Mike,Tom ve Bob o renkli şeylerden yemişler. Fakat o yedikleri şeyler normal şeyle değilmiş. Onlar Zehirli yiyecekler imiş. Tom hiç bir şeyi duyamıyormuş. Mike hiç bir şeyi bilmiyormuş. Yürümeyi bile unutmuş öylece yata kalmış. Bob ise hiç bir şeyi göremiyormuş.
Size bu 3 maymun bir yerden tanıdık geldi mi? Mesela Mike ile Ted konuşurken Mike Ted'e kimsenin bilmeesi gereken bir şeyi söylerse Ted 3 maymunu oynarım der görmedim duymadım bilmiyorum.
27 Kasım 2015 Cuma
AÇ KARDEŞLER
AÇ KARDEŞLER
Bir zamanlar bir orman varmış.Bu orman çok yeşillikli güzel bir ormanmış.Ormanda yaşayan bir sürü hayvan varmış.Bu ormanda her şeyi merak eden 2 tane hayvan varmış bu hayvanlardan bir tanesi aslan bir tanesi ise çita imiş.Aslanın ismi Marco çitanın ismi karl imiş bu hayvanlar daha 2 yaşına basmışlar annelerinden ve babaların dan ayrılalı 3 gün olmuş. Çok iyi avlanıyorlar ve çok iyi kendilerini savunuyorlarmış.bir gün yine beraber ormanda avlanmak için ormanın derinliklerine gitmişler. Avlanmak için av aramaya başlamışlar. En sonun da bir av bulmuşlar o ava her ikisi de çok hızlı bir şekilde saldırmışlar. Ama avlarını yakalayamamışlar. O ava tüm güçlerini harcadıkları için başka av yakalayamayacak durum dalarmış.
Karl: Belkide otobur hayvanlar gibi bizlerde otla karnımızı doyurmaya çalışabiliriz
Marco: Deniyelim o zaman Karl.
Ot yemeyi denemişler ama tadı çok kötüymüş bu yüzden bir ısırık daha almamışlar. Marco aç kalınca çok sinirli olmuş. Karl ne dese ona bağırırmış. Karl 1 kaç saat sonra dayanamamış.
Karl: Neden sürekli bağırıyorsun.
Marco: Çünkü daha yeni avlanmayı öğrenen bir çita gibi avlanıyorsun hep senin yüzünden aç kaldık zaten.
Karl: Madem benim yüzümden aç kaldın kendin avlan o zaman ben gidiyorum.
Marco: Tamam. Ama sende sabrımı taşırma.
Karl: Ben de öyle düşünüyordum.
Bir kaç saat daha av aramışlar. En sonunda uzun bir ağaçta olan bir sincap görmüşler. Karl ağaca çıkmak istemiş ama Marco onu durdurmuş.
Marco: Ya tabi senin çıkmana izin vereyim ve sende yukarıda o sincabı ye!
Karl: Ama bu kural senin içinde geçerli. Ben nereden bileyim senin sincabı yemeyeceğini.
Marco: Bilemeyeceksin yemeyeceğimi düşüneceksin.
Sinirli bir şekilde
Karl: Bu öyle olsun Marco
Marco: Hi hi hi
Marco ağaca tırmanmak için toparlanmış. Nede olsa bunlar çita değil ya hemen öyle hızlı hızlı ağaca tırmansınlar. Marco ağaca tırmanmaya başlanış. Sincap'ın yuvası 4 metre yukarıda imiş. Marko ağacın iki metresine kadar tırmanmış ama yere düşmüş. Marco acı bir kukreme atmış.
Marco: AAAAAAAĞĞĞĞĞĞĞ!!!
Karl: Hala benim tırmanma mı istiyor musun?
Marco: Aaaa hayır ben çıkarım!
Marco en sonunda sincabı yakalayıp aşağı inmiş. Sincabı yere bırakmış. Fakat hem Karl'a kızgınlığı yüzünden hem de yemeği önce yeme içgüdüsü ile Karl'a son derece saldırgan bir şekilde onun boynunu ısırmış. Karl'da bu tepkiye karşılıksız kalmamış Marco'nun kulağını ısırarak onu acı ile etkisis hale getirmiş.
Karl: Bence artık bu sincabı yiyip yollarımızı ayırsak her ikimiz içinde çok iyi olacak galiba değil mi Marco.
Marco: Bence o yemeği sadece ben yemeliyim! Sence de öyle değil mi Karl.
Karl: Hayır bence öyle değil.
Marco: O zaman bu ormanda sen fazlasın.
Karl: Bence sen fazlasın.
Demiş ve Marco'ya saldırmış. Marco'nun boynunu yakalamış bırakmamış. Yaklaşık 5 kakika boynunu yakalamış bir şekilde beklemiş. En sonunda Marco felç olmuş. Karl artık Marco'yu öldürmüş. Sonra da sincabı yiyip av hayvanlarının bol olduğu başka bir ormana gitmiş. Orada mutlu bir aile bile kurmuş. tüm ailesi de çok mutlu imiş.
3 Eylül 2015 Perşembe
KARTAL KAY
KARTAL KAY
Bir zamanlar kurak bir vadide yaşayan bir kartal varmış.Bu kartalın adı Kay imiş.Kay 18 yaşındaymış.Kay daha 2 aylık iken anne ve babasını kayıp ettiği için kendi başının çaresine bakmayı ve uçmayı ona hiç kimse öğretmemiş.Kay kendi kendine diğer kuşlara,kartallara bakarak ve çok çalışarak uçmayı öğrenmiş.Çok ta başarılı olmuş. Çok hızlı uçuyormuş ama yaşadığı yer de yiyecek çok azmış.Ora da bira av bulmak çok uzun sürüyormuş.Kay bazen bu kurak vadide aç kala biliyormuş.Kay'yine acıkmış hiç zaman kaybetmeden av aramaya başlamış.Yine uzun sürmüş ama bu sefer kay'ın karşısına 2 tane av çıkmış fakat her ikisini de yakalayamamış.Kay kendi kendine bazı şeyler söylemeye başlamış.
-Sanırım artık bir kartal takımına katılsam benim için çok daha iyi olacak bu durum böyle devam ederse avlanamamaya başlayacağım.
Kay o kurak vadiden ayrılır ayrılmaz bir kartal takımına yaklaşarak sorusunu sormuş.
- Şey acaba bende bu takıma katılabilir miyim?Takımın başkanı üzgün bir şekilde Kay'yı geri çevirmiş
-Normalde seni geri çevirmezdik ama yağmurun yağmaması ve avların azalması nedeniyle biz 3 kişi iken karnımızı doyuramıyoruz.
-Sizi anlıyorum.
Kay 48 km (kilometre)yol gitmiş. 4 tane daha kartal takımı görmüş. O kartal takımlarından bir tanesi Kay'ı kabul etmiş. Kay artık yiyecek bulmada ve avlanmakta o kadar zorluk çekmeyecekti.Kay tam öğle yemeği zamanında gelmişti.Takımın lideri kay'ı takıma kabul etmek için onu sınamak istemiş.
-Bu takıma katılmak istiyorsan önce kendini göstermelisin bu öğle yemeğini sen yakala.
-Ama aç olduğum için avlanamıyorum akşam yemeğinde yakalasam olur mu?
-Tama o zaman git kendine başka bir gurup bul.
-Hadi ama Martin neden bir takım aradığını sanıyorsun.Bence ona şans verip akşam av yakalamasına izin verelim yoksa aynı zamanda iki kişi gider.
-Elly yapma böyle oyun bazanlık ama biliyorsun kurallar böyle.
-Bazı kuralları değiştirsek çok daha iyi olur.
-Tamam değiştirelim akşam yemeğinde avı o yakalar.
Elly kay ile konuşur.
-Senin adın ne?
-Kay.
-Nereden geliyorsun.
-Kurak bir vadiden.Neden beni Martin'e karşı savundun elly?
-Çünkü benide tıpkı senin gibi karşılamıştı. Bana yapdırtıklarını sana yaptırmasını istemedim.
Takım av aramaya başlamış uzun süre aramışlar en sonunda bir yılan bulmuşlar hemen iş birliği yaparak o yılanı yakalamışlar.Kay yılanı yuvaya götürüp geri gelecekmiş.Kay hemen yılanı alıp yuvaya doğru hızla gitmiş.Kay yuvadan geri döndüğünde Martin ne bir kaplan saldırmıştı.Martin'i kurtarmak için uğraşan takım çok yorulmuş görünüyordu.Kay kaplana hızlı bir saldırı gerçekleştirmiş.Kaplanın derisine pençelerini geçirerek kaplanı Martinin üstünden atmış kaplan neye uğradığını anlamamış bir ada korkmuş bu yüzden kaçıp gitmiş.
-Hey iyi misin Martin?
-Sence nasıl görünüyorum Kay bir kanadının yarısı kopan bir kaplan sence iyi mi olur?
-Sen her zaman böyle insanlarla kanadının yarısı koptuğunda bile dalgamı geçersin?
-Hayır sen hoşuma gitmedin o yüzden ve aynı zamanda bu takımın biraz morale ihtiyacı var.40 kg (kilogram) bir kartalı ve 3 yılanı taşıyacak bir takımın bence bir morale ihtiyacı var.
Kay'ın bulunduğu takım Martin'i ve 3 tane daha yılanı taşıyınca çok acıkmış.hepsi eve gelince yemeğe dalmışlar.Kay yemekten sonra martine bazı şeyler söylemiş.
-Sanırım takıma katılmak için görevimi yaptım.
-Evet sanırım yaptın Kay
Kay ömrü boyunca bu takımda kalmak için çok sabırsızlanıyormuş.Çünkü o takımı çok sevmiş tabiki elly'i de çok sevmiş.
Yazan: İlyas Sungur
Kaydol:
Yorumlar (Atom)