18 Aralık 2015 Cuma

İLK DEFA EĞİTİLEN AT'IN HAYATI


                  İlk Defa Eğitilen At'ın hayatı                    

Bir zamanlar yarısı orman yarısı kırsal olan bir yaşayan bir at sürüsü varmış. Bu sürüde yaşayan bir at ve bir kısrak (dişi at) varmış. Bu sürüde yavrulama zamanı gelince bu iki atın da yavrusu olmuş. Bu şirin tayın (at yavrusu)cinsiyeti erkek imiş. Tayın adı Simon imiş. tıpkı bu tayla aynı zamanda doğan 2 tay daha varmış. bu taylardan dişi olan tayın adı Kelly erkek olan atın adı ise Edmon imiş. Bu zamanın ardından 5 ay geçmiş. En sonunda Simon, Kelly ve Edmon birbirlerini bulup arkadaş olmuşlar.Bu üçlü çok iyi arkadaş olmuşlar her şeylerini beraber yapıyorlarmış. Bir keresinde de anneleri kızana kadar oynamışlar. Bu sürenin üstüne 2 ay daha geçmiş. Artık bu atlar biraz daha büyümüşler. Büyüdükleri içinde daha az söz dinlemeye başlamışlar. Üç arkadaş sürüden çok uzakta olan dağın diğer tarafındaki ormanlık alana gitmeyi planlamışlar. Bir günde planlarını uygulamak amacı ile bir yerde toplanmışlar. 

Simon: Bence fazla oyalanmıyalım. En fazla 1 saat içinde gelelim. 

Kelly: Bana uyar. 

Edmon: Bana uymaz. 

simon: Neden olmuyor bence 1 saat uzun bir zaman. 

Edmon: Bari 2 saat olsun.

Simon: bana uyar. Kelly sanada uyrmı?

Kelly: Uyar Simon.

3 arkadaş ormana gitmişler. 2 saat geçmiş. Tam geliyorlarmış ki bir kaç tane insan yollarını kesmiş. ellerinde bir sürü bayıltıcı silah varmış. 3 arkadaş kaçmışlar ama Simon'un ayağı kaymış bu yüzden bayıltıcı oklarda 1 tanesi Simon'a denk gelmiş. Simon bayılmış. Ama Edmon ve Kelly kaçmayı başarıp sürüye ulaşmışlar. Simon gözlerini açtığında 1 çit görmüş. Daha sonra ayağa kalkınca 4 tarafının çitlerle çevrili olduğunu görmüş, neredeyse hiç hareket edemiyormuş. Boynunda  bir kayış varmış. Azında azını açmamasını sağlayan bir tane kayış sarılmış. Simon'un uyandığını fark eden adamlar da hemen onun yanına giderek çitlerin dışından onu okşamak istemişler. adamlardan bir tanesinin eli tam Simon'u tüylerine değer değmez Simon çok değişik sesler çıkarıp çırpımış. Okşamaya çalışan adam korkudan neredeyse bayılıp gidecekmiş. Aslında o adam onu okşamanın Simom'a iyi hissettireceğini düşünüyormuş ama tam tersi olmuş hem zaten daha yeni kırsaldan yakalanıp eğitilmek için gelen bir at okşanır ise tıpkı bunun gibi bir şey olur ama dua etsin ki  iyi ki atın ayaları balı idi.eğer balı olmasa belki çitleri bil kırabilirdi. Simon 'un bu davranışından sonra tüm inanlar ondan korkmuşlar onunla o gün sadece yem ve suyunu vermişler. O gün geçmiş. Sabah olunca Simon'u o güzel bayıltıcı oklar günaydın demiş. Simon ne olduğunu anlamadan bayılıp gitmiş. Yaklaşık yarım saat baygın kalmış. Simon uyandığında bir anlığına sevinmiş çünkü daha çitleri görmemiş. Simon'u çimlik büyük tatlı ve leziz otlu bir alana getirmişler ama az öncede dediğim gibi bu lan 10 santimetre eninde 1,50 metre uzunluğunda çitlerle çevrili 100 metre karelik bir alana konulmuş son derece serbest ve kayışsız bir şekilde salınmış otlanması, koşması ve keyfine bakmasını istermiş gibi bu alana bırakılmış Simon bu duruma çok sevinmiş ama Edmon ve Kelly'i de kayıp ettiği içinde pek sevindiği söylenemezdi. Bu sırada Edmon ve Kelly'de hallerinden hoşnut değillermiş. Simon'u orada baygın şekilde bıraktıklarından beri anne ve babaları ve tabi sürü lideri de bu duruma çok sinirlenip onlara çok ciddi ve öfkeli biçimde sinirlenip kızmışlar. Sürüye döndüklerine bin pişman olmuşlar. Ama artık yapacak bir şey yokmuş bu fırçalara dayanacaklar yada gidip Simon'ı bulup tekrar sürüye dönmesine yardım edeceklermiş. Kelly Sİmon'a yardım etmeyi kabul etmeyi seçmiş ama Edmon kabul etmemiş. 

Edmon: Ben tekrar ormana gidip o ahmak Simon için hayatımı tehlikeye atmam beni anladın mı Kelly. 

Kelly: Ne? Ama şimdi neden Simon için ahmak diyorsun ne oldu?

Edmon: Zaten Simon sayesinde ormana gitmiştik. Yine Simon yüzünden ormana gidip kendimi tehlikeye atamam ve fırça yiyemem.

Kelly: Simon yüzünden mi? Ahh hadi ama Edmon sen demiyor muydun ormana gidelim diye? Simon en fazla 1 saat dedi ama sen 2 saate  çıkardın bütün olanlar senin yüzünden Edmon. 

Edmon: Benim yüzümden mi? Şaka yapıyorsun herhalde Kelly.

Kelly: Şaka mı? Sence şaka yapıyor gibi bir halim var mı ?

Edmon: Yok ama olsaydı daha iyi olurdu çünki artık benimle arkadaş değilsiniz ormanda yakalansan da artık hiç umrumda değil Kelly ona göre.

Kelly: Ne kendi suçun yüzünden beni ve Simon'ımı suçluyorsun? İyi ki artık arkadaşım değilsin. Çok sinir bozucu bir atsın senden nefret ediyorum bence sen artıka sadece bir ahmak dan başka bir şey değilsin bunu bil. 

Edmon: sen git ve o çok değerli arkadaşını kurtar yada sende tutsak bir at ol.

Simon çit ile çevrili alanda koşuyor, oynuyor ve istediği kadar bitki yiye biliyormuş. bu yerde keyfi yerinde imiş. Bu günüde böyle geçmiş. Gece olunca uyumuş. Sabahın 5 inde bir ses duyup uyanmış . ne görsün bir insan yanına gelmiş ve onun kafasına bir ip bağlıyor. ama bu davranışa Simon hiç tepki vermemiş çünkü bu alana onu onlar getirmişti onu bolluğa kavuşturmuştu. Hem zaten istese o çitlerden zıplayıp kaça bilirdi am bir süre daha kalmak istemiş. Simon uykusuna devam etmiş. Sabah olduğunda kafasın da bir ip varmış. Simon bundan pek hoşlanmamış ama alışırım demiş ve otlanamaya devam etmiş. 1 saat sonra 2 insan geldi. Simon'na bağlı ipi tutup onu çekmişler başka bir alana götürmüşler.  orada 5 tane daha at varmış bu atlar çok hızlı koşuyormuş. Çok yükseğe de sıçrıyorlarmış. Simon o atları görünce çok şaşırmış daha önce hiç o kadar hızlı koşan ve yükseğe sıçrayan at görmemişti hemen oda onlar gibi olmak istedi. o atlardan bir tanesinin yanına giderek ona ben nasıl sizin gibi ola bilirim diye sordu.

Simon: Şey acaba ben nasıl sizin gibi çok hızlı koşup çok yükseğe sıçraya bilirim?

At: Bizim gibi ola bilmek istiyorsan önce insanlar tarafından sonrada bizim en güçlümüz tarafından eğitilmelisin.

Simon: Bunu bana söylediğiniz için teşekkür ederim efendim adınız ne acaba?

At: benim adımı öğrenmene gerek yok ama benim senin adını öğrenmeme gerek var.

Simon: Benim adım Simon.

At: öğrendiğime sevindim.  

Simon bunları öğrendikten sonra çok çalışmış. Bir sürü eğitim almış hem atlardan hem insanlardan. Yarım yıl geçmiş simon sonunda eğitimler sayesinde çitleri aşabilecek kadar yükseğe hiç zorlanmayacak şekilde sıçraya biliyormuş. Bir çita kadar hızlı koşa biliyormuş. bunları yapınca hemen çitlerden atlayıp sürüsünü bulmuş ve özgür olmuş herkes ona hayran kalmış. 

                                                                                               

  

               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder